Erken yaşta İngilizce eğitimi ile çocukların İngilizce öğrenmesi, keşif ve öğrenme potansiyelini destekleyen beceriler kazandırır. Çocuklar, dil öğrenme becerilerini bu potansiyelin en yüksek olduğu zamanlarda daha kalıcı bir şekilde edinir. Bu sebeple okul öncesi yaş grubunun yer aldığı “Kritik dönem” İngilizce öğrenme sürecinde ön plana çıkar. İngilizce, sadece bir ders değil global bir iletişim dilidir. Mesleki bakımdan, akademik kariyer süreçlerinde ve iletişim noktasında İngilizce öğrenmek çocuğunuzu geleceğe bir adım önde başlatacaktır.
İngilizce eğitimi erken yaşta çocukların algılarının en açık olduğu zamanda öğrenilmeye başlandığında, kalıcı bir öğrenme olacaktır. Dili sezgisel düzeyde öğrenmeye başlayan çocuklar, kurallardan bağımsız bir öğrenme biçimiyle öğrenmeye başlayacaktır. Gramer kurallarına takılı kalmadan duyduğu şekilde konuşmaya başlayan çocuklar, öğrenme süreçlerinde daha sonradan gramer yapılarının da dâhil olması ile birlikte daha pratik bir şekilde öğrenmesini tamamlayacaktır. Bu da hem akademik hem kariyer bakımından büyük bir fark yaratması anlamına gelmektedir.
Dil öğrenmek, insan gelişiminde önemli yeri olan aşamalardan biridir. Bilim de bu dil öğrenme sürecinin en verimli şekilde Kritik Dönemde edinildiğini ortaya koymaktadır. Çocuklar için İngilizce ne zaman öğrenilmeli sorusunun cevabı olarak, ne kadar erken yaşta eğitime başlanırsa o kadar kalıcı ve etkili bir öğrenme süreci olabileceği açıktır. Çift dilli eğitim alan çocuklar tek dilli eğitim alan akranlarına kıyasla daha gelişmiş problem çözme becerisine sahip olur. Bunun yanında bilişsel esneklik kazanarak beynin iki farklı dil sistemini eş zamanlı olarak çözmesi bu yaşlarda çok daha kolaydır.
Dil öğrenmek beynin aktivitelerinin en yüksek olduğu kritik dönemde yani okul öncesi ve erken ilkokul döneminde daha kolaydır. Bu dönemde çocuklar, dildeki sesleri duydukları gibi tekrar eder, telaffuza odaklanarak sezgisel bir öğrenme sürecinde öğrenmeye başlar. Ayrıca gramer yapılarını da tıpkı ana dillerini öğrenir gibi öğrendikleri bir aşama ile dil becerilerini geliştirirler. Bu dönem çocuklar için daha fazla ezber ve çeviriden ziyade hayat içerisinde dili kullanarak öğrenme becerilerini geliştirmeye olanak tanıyan bir dönemdir. Anaokulu yabancı dil eğitimi programlarına yönelmek de bu anlamda çocuğunuzun dil potansiyelini en üst seviyede kullanmasına yardımcı olacaktır.
Çocuklar için İngilizce, geleneksel dil öğrenme yöntemlerinden farklı bir sistemle öğretildiğinde daha kalıcı olacaktır. Geleneksel metotların dil öğrenme süreçlerindeki en büyük handikabı, dilin yalnızca bir ders olarak görülmesi ya da gramer kurallarını ezberletmeye odaklanmaktır. Hâlbuki erken yaşta İngilizce eğitimi söz konusu olduğunda ezber yapmak çocukların dil öğrenme becerilerini pek de destekleyen bir yaklaşım değildir. İngilizce öğrenme süreçlerinde çocuklar bu yaşlarda ezberlediklerini değil, duyduklarını öğrenmeye ve sindirmeye meyillidir. Bu da temel ilke olarak gramer kurallarını ezberlemenin dışında bir ilerleme süreci demektir.
Bu konuda konuşma odaklı İngilizce stratejilerini kurgulayarak çocukların dili kullanması hedeflenir. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin birbirine entegre olduğu dil öğrenim sistemi ile çocukların kalıcı bir şekilde İngilizceyi öğrenmesi hedeflenir. Bu yaş grubu pratik ağırlıklı bir süreci kapsar. Çocuklar doğal etkileşim ve öğrenme süreçleri içerisinde dili öğrenir. Çocukların erken dönemde İngilizce öğrenme süreçlerini şu şekilde maddelemek mümkündür:
Okulda alınan erken yaşta İngilizce eğitimi, ebeveyn desteği ile tamamlandığında maksimum verimliliğe ulaşacaktır. Çocuklarınızla zaman geçirirken ev ortamında da öğrenilen bilgilerin kullanılıyor olması, dilin pekiştirilmesi için önemlidir. Çocuk İngilizceyi günlük yaşamın doğal akışında kullanmalıdır. Bu sayede sadece bir ders olmaktan çıkarıp İngilizceyi bir iletişim aracı olarak da kullanması kolaylaşacaktır.
İngilizce eğitimi çocukların Her Yaşta becerilerini geliştirebileceği zorluk seviyelerine göre Ebeveynler tarafından desteklenebilir. Okul öncesi yaşlardaki çocuklarda dil öğrenmeye günün pek çok aşamasında günlük faaliyetler ile ilgili olarak kullanmak mümkündür. Ortaokul ve lise çağlarında ise öğrenme biçimi biraz daha belirli kalıpların öğrenilmesi üzerine şekillenir. Bu sebeple erken dönemin İngilizce eğitiminin özellikleri ele alındığında ileri öğrencilik çağlarından daha farklı bir sistem ile ilerlemek gerekir. Ebeveynlerin çocuklar için İngilizceyi desteklemek adına uygulayabilecekleri etkili yöntemlere baktığımızda şunlar öne çıkar:
● Basit, günlük rutinlere İngilizceyi dâhil edin. “It’s time to sleep!” gibi kısa kalıplar ve cümleler ile çocuğun günlük rutini içerisinde uygulama esnasında dili öğrenmesini sağlayın.
● Çocuğunuzun yaş grubuna uygun olan kaynakları edinin. İngilizce kitap okumayı rutin haline getirin. Çizgi filmler, şarkılar ya da podcastler gibi onun öğrenme yolculuğuna eşlik edebilecek kaynaklar ile öğrenme sürecini şekillendirin.
● Kart ve hafıza oyunları gibi oyunlarla öğrenme yolculuğunda oyunları dil ile birleştirin. Hata yapmaktan çekinmeyin, doğrusunu öğrenirken çocuğunuza da öğretin.
● Çocuğunuzun İngilizce hakkında sorduğu soruları sabırlı bir şekilde cevaplayın. Bilmediğiniz bir kelime ya da kalıp olduğunda beraber araştırıp öğrenin. Öğrenmeyi bir eziyet yerine keşif yolculuğuna dönüştürün.
● Evde ebeveynlerden birisi İngilizce konuşabiliyorsa bir kişi bir dil metodunu uygulayarak çocuğun çift dille eğitimi evde de öğrenmesine olanak sağlayın. Çocuğun her iki dili de net bir şekilde ayırt etmesine yardımcı olun.
● Çocuğun çabasını ve ilerlemesini her zaman takdir edin. Motive edici konuşmalar, dil öğretiminde en önemli teşvik edici güçtür. Çocukların başarısızlıkları yerine ilerleyiş yollarını desteklemek bu anlamda önemlidir.
İngilizcenin bir iletişim aracı olarak kullanılması modern düşünen yetişkinlerin yaşam becerileri içerisinde yer almaktadır. Çocuğunuz modern ve küresel düşünen bir eğitim kurumunda yabancı dil eğitimi aldığında yalnızca akademik bir ders olarak değil, biri iletişim aracı olarak da İngilizceyi kullanabilir. ERA Koleji öğrencilerin sunduğu erken yaşta İngilizce eğitimi programları sayesinde uluslararası standartları hedeflemektedir. Öğrencilere akademik ve kariyer olanakları bakımından küresel rekabete hazırlayan bir eğitim felsefesini benimsemektedir.
Konuşma odaklı İngilizce yaklaşımını temel alan ERA Koleji, çocuklar için İngilizce eğitiminde öğrencilerin uluslararası geçerliliğe sahip değil yeterlilik sınavlarına hazır olmalarını sağlar. Uluslararası standartları uygun müfredatları İngilizce öğretim süreçlerinde uygular. Sınıfları teknolojik araçlarla donatılan ve pek çok olanaktan yararlanan aktif bir öğrenme alanı haline getirir. İngilizceyi yalnızca bir ders olarak çıkarıp yaşam biçimi haline getirir.
ERA Koleji Cambridge sistemine uygun bir İngilizce öğrenme metodu ile erken yaşlarda İngilizce eğitiminin önemini ortaya koyar. Advanced Placement (AP) Programı ile Birleşik Devletler merkezli Collage Board tarafından geliştirilmiş bir sistemin kapılarını aralar. Bu sistem yalnızca okul öncesi ya da erken ilkokul döneminde İngilizce öğrenmenin çok daha üzerinde bir yeniliktir. Lise öğrencilerine üniversite düzeyinde dersler almayı ve sınavlara girme imkânını tanıyan dünyanın en önemli uluslararası diploma programlarından biridir. Bu program sayesinde öğrenciler ABD, Kanada, İngiltere ve Hollanda başta olmak üzere dünyanın en iyi üniversitelerinden kabul almak için hazırlanmaktadır.
İngilizce öğrenimini sezgisel düzeyde erken yaşlarda tamamlamış olan çocuklar, ikinci bir aşama olarak akademik ve kişisel gelişim yolculuklarında bu program içerisinde dil öğrenme süreçlerini pekiştirmektedir. Programın temel avantajlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
● Uluslararası üniversiteler düzeyinde karşılaşacakları ders yapısına ve zorluğuna uygun bir eğitim,
● AP derslerinde başarılı olan öğrenciler için uluslararası düzeydeki üniversitelere giriş noktasında bazı derslerden muafiyet kazanma ve erken mezun olma şansı
● 38 ülkede geçerli AP başarısı ile öğrencilerin burs başvurularında öne çıkmasını sağlamak ve burs alma şansını arttırmak
● Program dâhilinde bulunan öğrenciler için İngilizce ve Almanca gibi yetkinliklerin artması
● Uluslararası öğrencilerin farklı noktalarda kapsamlı bilgiye sahip olması ve kültürel olarak çok yönlü bireyler halinde yetişmesinin sağlanması
● AP müfredatı Türk lise müfredatıyla büyük ölçüde paralel olduğu için öğrencilere hem Türk müfredatıyla YKS desteği sağlanması hem de küresel başarısının desteklenmesi
Bu dil öğretimi sistemi sayesinde öğrenciler küresel fırsatlardan henüz lise aşamasındayken erken dönemde haberdar olurlar. Yalnızca ülke içerisinde değil dünyanın pek çok farklı noktasında AP derslerinde başarı gösteren öğrenciler 48 ülkede yurt dışı üniversitelerde ders muafiyet hakkı ile büyük bir avantaj yakalar.
● Başvuru Kabul Eden Bazı Üniversitelerden Örnekler:
● University of Oxford
● Harvard University
● Stanford University
● Cambridge University
● Technische Universitat München
● Cornell University
● University of Toronto
● Eindhoven University of Technology
Küresel imkânlarla dünyanın farklı noktalarında eğitim görmek isteyen öğrenciler ERA Kolejinin sunduğu uluslararası avantajlardan yararlanabilir. AP programı kapsamında öğrencilerin lise boyunca kontrollü bir şekilde ilerlemesi için ortalama 3 ya da 4 ders mevcut müfredat dersleri içerisinde gösterilir. Öğrencilerinin bu derslerden yararlanabilmesi için B1 İngilizce seviyesi gerekli dil yeterliliği olarak görülmektedir.
Programın kalitesini güvence altına alalım unsurlardan biri de öğrencilere rehberlik eden nitelikli uluslararası rehberlik kadrosudur. Alanında uzman uluslararası tecrübeye sahip profesyonel akademisyenler sayesinde öğrenciler üniversitelere hazırlık noktasında küresel kabul avantajlarına bir adım daha yakındır. Derslerde başarı sağlayan öğrenciler yeterli düzeyine göre ulusal sınavlara hazırlanabilir ve bu sınavlarda başarılı olabilirler.