Modern eğitim sistemleri içerisinde başarı bütünsel eğitim modeli ile ele alınır. Uzun yıllar boyunca akademik başarıyı tek ölçüt olarak düşünen sistemler, günümüzde karmaşık ve hızla değişen bir yapı ile sadece not ortalamalarından ibaret olmayan bir başarı anlayışını ortaya koymaktadır. Başarı günümüzde tek yönlü bir şekilde değil, çocukların hayatı tam olarak algılaması üzerine farklı potansiyelleri destekleyecek şekilde değerlendirilmektedir. Bu noktada devreye giren bütünsel eğitim modeli ile çocuklar yalnızca bilişsel yeteneklerle sınırlı kalmadan; fiziksel, duygusal, sosyal ve manevi alanları da kapsayan çok boyutlu bir süreç olarak gelişim odağında yer alır. Bu yaklaşım ile çocukların yalnızca başarılı öğrenciler olması değil aynı zamanda mutlu bireyler olması da önemsenir. Çocuklar etik değerlere sahip ve topluma faydalı bireyler olarak yetişir.
Bütünsel eğitimde temel felsefe, her çocuğun kendine özgü bir birey olduğunu kabul etmektir. Her çocuk farklı öğrenme stilleri ile ilgi alanlarına sahiptir. Bu nedenle bir çocuğun eğitim süreci kişiselleştirilmiş bir şekilde ele alınmalı ve çocuğun tüm yönlerinin gelişimine olanak tanınmalıdır. Bu kapsamda çocuk gelişimi süreci matematik ve okuma becerilerinden çok daha fazlasıdır. Çocuğun ilgi alanları dayanıklılık yaratıcılık ve empati gibi eleştirel düşünme becerilerini de destekleyecek şekilde ele alınmalıdır.
Akademik başarı sadece geleneksel eğitim metotları ile sağlanıyor gibi görünse de çocukların sosyal ve duygusal becerilerinin de eş zamanlı olarak gelişmesi son derece önemlidir. Sosyal zekâ ve duygusal zekâ modern hayatta yalnızca akademik başarı bakımından değil, kariyer olarak da önemli bir farkındalık sunar. Eğitim olanaklarının yanı sıra çocukların sosyal becerilerini geliştiren rolleri de belirleyici olmaktadır. Bir kişinin ne kadar başarılı olacağını ne kadar bilgi sahibi olduğu değil, bu bilgiyi nasıl kullandığı, insanlarla nasıl iletişim kurduğu ve duygularını ne kadar iyi yönettiği belirler. Bütünsel eğitim, öğrencilerin bu kritik becerileri doğal yollarla geliştirebilecekleri ortamları sağlar.
Duygusal zekâ bu noktada kişinin kendi duygularını tanıma, anlama ve yönetme becerisi olarak karşınıza çıkar. Empati kurma, motivasyon, öz farkındalık ve öz denetim gibi temel bileşenlerden oluşur. Duygusal zekâsı gelişmiş çocuklar okulda daha az çatışma yaşar. Duygusal zekâyı destekleyecek etkinlikler öğrencilerin duygusal tepkilerini güvenli bir şekilde gerçekleştirmelerini sağlar. Sosyal zekâ ise bundan farklı olarak kişinin topluluk içerisinde iletişim süreçlerinde yer almasını kolaylaştırır. Bütünsel eğitim yaklaşımında sosyal zekânın gelişmesi sınıf içi tartışmalar, takım sporları ve toplumsal hizmet projeleri aracılığı ile teşvik edilir. Türkiye teknoloji okulu sistemi odağında, çocuklar dijital teknolojilerden en üst düzeyde yararlanır. Aynı şekilde bu tür deneyimler sayesinde çeşitli görüşlere saygı duymayı ve dünya vatandaşı olmayı da öğrenir. Kaliteli tartışma ortamı içerisinde fikirlerini açık bir şekilde beyan etmesini sağlar. Bu beceriler sayesinde çocuklar akademik hayatının devamında ve ilerideki iş hayatında olumlu etkileri görecektir.
Vücut ve zihin gelişimi eş zamanlı olarak devam eden bir süreç olmalıdır. Fiziksel gelişimin zihinsel performansa etkisi, yapılan pek çok araştırmadan da yola çıkılarak göz ardı edilmeyecek kadar önemlidir. Düzenli fiziksel aktivitelerin çocuklar için, sadece beden sağlığını değil aynı zamanda zihinsel performansını da doğrudan etkilediği görülür. Fiziksel aktiviteler, beyne giden kan akışını artırır. Bu şekilde çocuklarda problem çözme becerileri gelişir ve konsantrasyon konusunda gelişim gösterir. Egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonu gibi hormonlar, ruh halini iyileştiren ve stresi de azaltan bir etkiye sahip olur.
Kısa aralıklarla yapılan esneme hareketleri veya beyi jimnastiği egzersizleri, öğrencilerin dikkat dağınıklığını azaltmaya ve derse yeniden odaklanmasını sağlamaya yarar. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve yeterli uyku alınması da aynı şekilde bütünsel eğitimin odak noktası arasında yer alır. Yeteri kadar uyku alan ve dengeli beslenen çocuklar, zihinsel ve sosyal gelişim süreçlerinde de gün içerisinde dinamik bir şekilde uyanır. Bu bütüncül yaklaşım öğrencilerin sadece sınav notlarını ya da akademik başarılarını yükseltmez. Bu durum, aynı zamanda öğrencilerin yaşam kalitesini de uzun vadede yükseltmeyi amaçlamaktadır.
Değerler eğitimi bütünsel eğitim modeli içerisinde önemli bir konumda yer alır. Eğitimdeki ana amaç, sadece çocuklara bilgiyi aktarmak değildir. Aynı zamanda çocukların topluma yararlı bir insan olarak da yetişmesidir. Değerler eğitimi ve karakter gelişimi ile çocuklar bütünsel eğitim modelindeki ahlaki ve etik temellere hâkim olacaktır. Bilgi ne kadar değerli olursa olsun, doğru değerlerle donatılmadığı zaman çocuklara bir katkısı olmayacaktır. Bu sebeple çocukların etik değerlere hâkim olması sosyal becerilerinin gelişmesinde de önemli bir konumda olacaktır.
Bütünsel eğitim, çocukların sadece ne düşüneceklerini değil aynı zamanda nasıl düşüneceklerini de öğretecek bir metot olarak değerlendirilir. Çocukların dürüstlük, sorumluluk, saygı, adalet, merhamet ve toplumsal sorumluluk gibi evrensel değerlerin içselleştirilmesini hedefler. Bu süreç karakter eğitimi konusunda değerlerin öğretilmesini sadece bir zorunluluk olmaktan çıkarır. Teorik bir ders değil, okulun ve ailenin tüm yaşamına yayılan somut örnekler ile deneyimlemesini sağlar. Bu onların sadece başarılı bir kariyer inşa etmelerine olanak tanımaz. Bununla birlikte anlamlı ve amacı olan bir hayatı yaşamalarının da temelini inşa eder.
Bütünsel eğitimin en somut örneklerinden biri, ERA Koleji 5G Modeli’dir. 5G terimi, modern teknolojinin hızına ve kapsayıcılığına atıfta bulunurken aynı zamanda eğitimde hedeflenen beş temel gelişim alanını da kapsar. Bu gelişim alanlarını fiziksel, zihinsel, akademik, sosyal ve manevi olarak 5 ayrı alanda değerlendirmesine olanak sağlar. ERA Kolejinde 5G modeli ile her G bir gelişim alanını ifade eder. Bu alanlar birbirini güçlendiren ve bütünleşik bir şekilde destekleyen alanlardır.
Çocukların tüm gelişim alanlarında başarılı olması ve bütünleşik bir şekilde kişisel gelişimini tamamlaması bu modelde hedef alınır. Bütünsel eğitim modeli içerisinde yer alan her alan ayrı bir alan olarak değil, bütünleşik bir sistem içerisinde değerlendirilir. Bu alanların birbirinden ayrılmadan bir bütün halinde ele alınması ve birbiriyle sürekli etkileşim halinde olması sayesinde her alan kendi içerisinde şu şekilde gelişim gösterir:
