Çocuklarda dikkat dağınıklığı, ders çalışma süresini etkileyen bir problemdir. Dikkat dağınıklığı yaşayan çocuklar derslerine odaklanmada ve okul hayatında zorluk yaşar. Dikkat dağınıklığı yaşayan çocukların dikkatini çevresel etkenler kolayca dağıtır. Çocuk; çevreden gelen ses ve ışık gibi faktörler başta olmak üzere çeşitli konulardan dolayı dikkatini toplayamayabilir. Bu durumlar çocuğun sosyal hayattaki odaklanma süresini de olumsuz etkiler. Günümüz dünyasında akıp giden dijital evren, çocuklarda akademik başarı düşüşünün nedenlerinden biri olabilir. Bu nedenle dijital ürünlerin kullanımının kontrol edilmesi ebeveynlerin alabileceği önemli önlemlerden biridir.
Çocuklarda dikkat dağınıklığı, çocukların sabit bir kitaba bakarak ya da ders çalışma süresine zaman ayırarak edinebileceği başarının önüne geçmektedir. Çocuklar çoğu zaman yalnızca birkaç dakika içinde masadan kalkmak isteyebilir, gözleri sürekli uzaklara dalabilir. Birçok ebeveyn bu konuda çocuğunun potansiyelinin yüksek olduğunu ancak bunu dikkat dağınıklığı yüzünden ortaya koyamadığını aktarmaktadır. Bu noktada “Çocuğum neden odaklanamıyor?” sorusu tüm ebeveynlerin bu sorunu yaşarken araştırması gereken bir kaynak sorusu olarak ortaya çıkmaktadır. Verimli ders çalışma teknikleri ile ilgili bilgi edinilmesiyle birlikte bu sorun önemli ölçüde azaltılabilir.
Odaklanma nasıl artar ve “çocuğum nasıl ders çalışma süresini artırır?” sorularına çözüm üretmek için bu kapsamlı rehberde ebeveynlerin neler yapması gerektiğini adım adım açıklayacağız. Özellikle odaklanma süresinin artmasıyla çocuktaki dikkat eksikliği belirtilerinin önüne geçebilir, çocuğunuzun ideal çalışma ortamına sahip olmasını sağlayabilirsiniz.
Her hareketli ya da dersten çok çabuk sıkılan çocuğun DEHB’li olduğunu düşünmek büyük bir yanılgıdır. Çocuklar doğaları gereği çabuk sıkılan, günlük hayat içerisinde meraklı olan bir yapıdadır. Çocuklarda dikkat dağınıklığı da günlük hayatı, okul başarısını ve aile içerisindeki iletişimi etkilemektedir. Okul başarısı bakımından çocuğu tek bir kritere göre değerlendirmek bu noktada eksik bir tanımlama olur. Çocuğun dikkat dağınıklığının nedenlerini öğrenmek için dışarıdan bir desteğe ihtiyaç duyup duymadığını şu belirtiler ile öngörmek mümkündür:
● Çocuk sürekli yönergeleri unutuyorsa, kendisinden istenen iki ya da üç aşamalı basit görevleri sırasıyla yerine getirmede zorlanıyorsa,
● Sınavlarında ya da ödevlerinde bilgi eksikliğinden ziyade, “dikkat dağınıklığı” kaynaklı basit işlem hataları yapıyorsa,
● Başladığı bir oyunu, okuduğu bir kitabı ya da yaptığı bir ödevi bitirmeden sürekli başka bir uyarana (televizyon, tablet, vd.) yöneliyorsa,
● Kendisiyle doğrudan göz teması kurularak konuşulduğu zamanlarda bile aklının başka bir yerde olduğu izlenimini veriyorsa,
Bu gibi durumlarda bir uzman desteği almak kolaylaştırıcı olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu, çocuğun yaklaşık bir saat boyunca bilgisayara ya da televizyona aralıksız bakıyor olsa bile dikkat dağınıklığı problemi yaşayabiliyor olacağı ihtimalidir. Asıl kriter, aktif dinleme süreçlerinin okuma ya da problem çözme gibi görevlerdeki performansıdır.
Ebeveynlerin en sık karşılaştığı durumlardan biri kendi yetişkin odak sürelerine paralel bir odak süresinin çocuklarda da olacağını düşünmektir. Fakat bu ilkokul öğrencisi ile kıyaslanamayacak bir ölçüttür. Yetişkinlerin odak süresi çocuklardan çok daha fazladır. Bundan dolayı da pedagojik olarak bir çocuğun derse odaklanmasını beklediğimiz süre, yetişkinlerin odak süresinden daha kısadır. Bu da olağan bir durumdur.
Çocukların odak süresi yaşlara göre değişmektedir. Çocuk gelişim uzmanları çocukların ideal odak süresini tespit ederken şu formül üzerinden bir gelişim aşaması gözlemler: Çocuğun yaşı x 2 ile 3 dakika. Örnek verecek olursak, bir çocuk 5-6 yaşlarında ise 10-15 dakikalık bir odak süresine sahiptir. Bu formüle göre tespit edilen ortalama odak süresi içerisinde çocuğun öğrenme süreçleri, bu yaş grubunda oyun odaklı olmalıdır. 7 yaşın üzerindeki çocuklar için kısa ödev blokları şeklinde bir başlangıç ile çocuğun odak süresi yavaş yavaş artırılabilir.
|
Yaş Grubu |
Ortalama Odak Süresi |
|
5 - 6 Yaş |
10 - 15 Dakika |
|
7 - 9 Yaş |
15 - 20 Dakika |
|
10 - 12 Yaş |
20 - 35 Dakika |
|
13 - 15 Yaş |
30 - 45 Dakika |
Dikkat dağınıklığının en büyük tetikleyicilerinden biri de çocuklarda çalışma ortamında bir düzen olmamasıdır. Çocuk, ders çalıştığı ortamda dağınık bir masada dikkat dağınıklığı yaşayabilir. Bununla birlikte, çocuğun beyninde sürekli yarım kalan bir şeyler var; sinyali de gidebilir. Bu durum çocukta zihinsel yorgunluğa sebep olur. Bununla birlikte, tablet ve televizyon gibi çevresel etkenler de odaklanmanın azalmasına neden olabilir.
Çocuk için uygun olan bir çalışma ortamı, çocuğun zihinsel olarak kendini derse hazır hissetmesini sağlayan bir alandır. Dağınıklığın ve dikkat dağıtıcı unsurların olmadığı düzenli bir masa, çocuğa o anki görevine odaklanması için bir sinyal verir ve beynin gereksiz uyaranlarla yorulmasını engeller. Bu tür bir düzen, aynı zamanda çocuğun motivasyonunu artırır; çünkü ders çalışmayı zorlu bir görev yerine, belli kuralları olan ve başarıya giden bir rutin olarak algılamasına yardımcı olur. Ortamın bu şekilde hazırlanması, yalnızca dışsal dikkat dağıtıcıları değil, aynı zamanda dağınıklıktan kaynaklanan içsel 'yarım kalan işler' hissini de ortadan kaldırarak derin odaklanmanın önünü açar.
İdeal bir çalışma ortamında bulunması gereken temel koşulları şu şekilde sıralamak mümkündür:
Odaklanma becerisi, tıpkı fiziksel bir kas gibi, düzenli ve kademeli bir antrenmanla geliştirilebilir. Çocukların kısa odaklanma sürelerini kalıcı olarak uzatmak için ebeveynlerin sistemli bir yaklaşımla tutarlılık sağlaması gerekir. Bu iki haftalık rutin, çocuğun hem bilişsel direncini artırmayı hem de ders masasını bir stres kaynağı olmaktan çıkarıp düzenli bir başarı alanına dönüştürmeyi hedeflemektedir.
Bilişsel alışkanlıkların değişmesi için öğrenmeyi sağlamak son derece önemlidir. Eğer çocuk masaya otururken kendini iyi hissetmiyor ya da oturmakta direniyorsa, kısa sürede kalkmasının nedenini anlamak gerekir. Çocuğa ısrarla masaya geri oturmasını dayatmak yerine uygun bir ders çalışma rutini oluşturmak önemlidir. 2 haftalık örnek program ile çocuğun odak rutinini geliştirmek mümkündür:
1. Hafta: Temel Atma ve Farkındalık (Isınma Turu)
● Gün 1-3 (Keşif ve Düzen): İlk günlerde süre tutmayın. Çocuğunuzla birlikte çalışma masasını düzenleyin. Kendisine özel yeni bir defter ve kalem alarak motivasyonunu artırın. Çalışmaya başlamadan önce "Bugün sadece 15 dakika şu konuya bakacağız" gibi çok ulaşılabilir bir hedef koyun.
● Gün 4-5 (Kronometre Oyunu): Görsel bir zamanlayıcı (örneğin kum saati veya mutfak zamanlayıcısı) kullanmaya başlayın. Çocuğunuzdan 15 dakika boyunca sadece önündeki kâğıda odaklanmasını isteyin. Süre bitince masadan kalkıp sevdiği bir şarkıda dans etmek veya su içmek gibi bir eylemle onu ödüllendirin.
● Gün 6-7 (Mola Yönetimi): Çalışma süresini 20 dakikaya çıkarın. Ancak molaları (5 dakika) mutlaka disipline edin. Molada ekrana (TV, tablet) bakmak yasaktır; çünkü ekran molası, beyni dinlendirmez, aksine uyarır.
2. Hafta: Blok Çalışma ve Derin Odaklanma
● Gün 8-10 (Pomodoro'ya Giriş): Yaşına uygun şekilde süreyi uzatın. (Örn: 25 dakika çalışma + 5 dakika mola). Bu döngüyü arka arkaya iki kez yapmayı hedefleyin. "Odaklanma nasıl artar?" sorusunun en büyük yanıtı bu tekrarlardır.
● Gün 11-12 (Zorluk Sıralaması): Rutin oturduktan sonra stratejiyi değiştirin. Çocuğunuzun zihninin en taze olduğu an, masaya ilk oturduğu andır. En zorlandığı veya en az sevdiği dersi her zaman ilk çalışma bloğuna koyun.
● Gün 13-14 (Öz Değerlendirme): Hafta sonu geldiğinde çocuğunuzla bir değerlendirme yapın. "Hangi gün daha kolay çalıştın?", "Masanın düzenli olması işini kolaylaştırdı mı?" gibi sorularla içsel farkındalığını artırın. Gösterdiği çabayı (sonucu değil, çabayı) takdir edin.
Ebeveynlerin sık ele aldığı konulardan biri de çocukların ekran süresini göz önünde bulundurmaktır. Ekran süresinin artışı, çocukların uyku kalitesini de etkilemektedir. Ekran süresi çocuk gelişimi bakımından yıkıcı etkilere sahip olabilen bir konu haline gelmektedir. Ekranlar özellikle beynin ödül merkezi olan dopamin sistemini hızlı bir şekilde uyarır. Yüksek dopamin seviyesine alışan insan beyni, kitap sayfasındaki siyah beyaz metinlere odaklanarak okuma yapmayı sıkıcı kabul eder.
Özellikle yatmadan hemen önce maruz kalınan ekranlardan yayılan mavi ışık, beyne hâlâ gündüz olduğu sinyallerini gönderir. Bu noktada uyumadan belli bir süre önce ekranların kapanması son derece önem taşır. Çocuklar ders çalışmadan hemen önce ve uykudan en az 1,5 saat önce ekranların kapanması önemlidir. Çocuğun uyku saatlerini sabitlemek, sabahları biyolojik saate göre uyanmasını sağlamak için kritiktir. Bu sayede çocuğun akademik odaklanması da artacaktır.
Bu ayrımı yapmak için çocuğun davranışlarını farklı ortamlarda gözlemlemek gerekir. Çocuğunuz yalnızca sevmediği dersler için bir odaklanma problemi yaşıyor olabilir. Ancak legolarıyla ya da farklı oyuncaklarıyla oynarken, kitap okurken veya resim yaparken uzun süre odaklanabiliyorsa, bu durum ilgi eksikliği veya motivasyon düşüklüğünden kaynaklanıyor olabilir. Ancak dikkat sorunu oyun oynarken ya da diğer aktiviteleri gerçekleştirirken de ön planda ise bir uzmandan destek alarak dikkat dağınıklığı ile ilgili süreç başlatılabilir. Bu durumda bir çocuk ya da ergen psikiyatristinden destek almak en sağlıklısıdır.
Molaların süresi ortalama çalışma süresinin yaklaşık beşte biri kadar olmalıdır. Örnek verecek olursak, 25 dakikalık bir çalışma süresinde 5 dakikalık bir dinlenme rutini benimsenmelidir. Molalar temel amaç olarak zihni boşaltma amacını taşımalıdır. Bu nedenle ekrana bakarak bilişsel yükü artırmak yerine pencereden dışarı bakmak, su içmek ya da ev içerisinde birkaç tur atmak gibi farklı faaliyetler gerçekleştirilmelidir. Esneme hareketleri ve hafif bir atıştırmalık yemek de molaları ideal bir şekilde değerlendirebileceğiniz rutinler arasında yer almaktadır.
Öncelikle, çocuğunuzun masadan kalkma isteğinin veya direncinin ardındaki nedeni anlamaya çalışın. Masaya geri oturması için ısrar etmek yerine, ona uygun bir ders çalışma rutini oluşturmak daha önemlidir. Bu rutini oluştururken, kısa ve kolayca ulaşılabilir hedeflerle (örneğin ilk başta sadece 15 dakika çalışmak gibi) başlayın. Çalışma bittiğinde, sevdiği bir şarkıda dans etmek veya su içmek gibi eylemlerle onu ödüllendirebilirsiniz. Rutinin oturması için tutarlılık sağlayın ve özellikle 2 haftalık odak rutininde belirtildiği gibi, çocuğun gösterdiği çabayı (sonucu değil) takdir etmeyi unutmayın.
